Bir tarlada yüzlerce inek düşünün. Hepsi kahverengi. İlk birkaçını görünce dönüp bakarsınız belki, ama sonra hepsi arka plana karışır. Sıradan olmak görünmez olmaktır. Peki içlerinden biri mor olsaydı? İşte onu unutmazdınız.
Ne oldu?
Bugünün pazarı tıka basa dolu. Neye baksanız bir benzeri, hatta onlarca benzeri var. Kahverengi inek çok. Yani “yeterince iyi” ürün her yerde. Ve tam da bu yüzden, yeterince iyi olmak artık kimsenin dikkatini çekmiyor.
İnsanlar iyi ürünleri satın alır ama iyi ürünler hakkında konuşmaz. Konuşulan şey, alışılmışın dışına çıkan, insanı “dur bir dakika” dedirten şeydir.
Nasıl çalışıyor?
Bir ürünün yayılması için insanların onu birbirine anlatması gerekir. Kimse sıradan bir şeyi anlatmaz; çünkü anlatacak bir şey yoktur. Ama tuhaf, beklenmedik, cesur bir şey gördüğünüzde bunu paylaşmak istersiniz.
Yani dikkat, ne kadar reklam verdiğinize değil, ürünün kendisinin ne kadar konuşulmaya değer olduğuna bağlı. İyi ürün satılır; tuhaf ürün konuşulur. Ve konuşulan ürün, hiç para harcamadan yayılmaya devam eder.
“Mor inek” ne demek?
Mor inek, sıradan iyi olmanın yetmediği, fark edilmek için konuşulacak kadar farklı olmanın gerektiği fikridir. Kalabalığın içinde kaybolmamak için ürünün kendisi dikkat çekmeli; pazarlama bunu sonradan kurtaramaz.
Çünkü pazarlama bütçesi, ürünün kendisi kadar insanları konuşturmaz. Ne kadar bağırırsanız bağırın, söyleyecek ilginç bir şeyiniz yoksa ses kısa sürede kesilir.
Neden önemli?
Çünkü çoğu marka enerjisini yanlış yere harcıyor: sıradan bir ürünü daha yüksek sesle duyurmaya çalışıyor. Oysa asıl iş, üründe. Fark edilmek istiyorsanız, üründe fark yaratmanız gerekiyor.
Mor inek olmak risk gibi görünür; herkese benzemek daha güvenli hissettirir. Ama kalabalıkta güvenli olmak, görünmez olmakla aynı şey. Konuşulmak istiyorsanız, konuşulacak bir şey vermeniz gerekiyor. Daha fazla içerik için takip et.